Sancaktepe İstanbul
bilgi@emekozelegitim.com
+90 216 266 07 01

HİZMETLERİMİZ

Duyu Bütünleme Terapisi (Ergoterapi)

Duyu Bütünleme Terapisi (Ergoterapi)

Çocukların Duyusal Dünyasını Anlamak

Çocuklar doğdukları andan itibaren çevrelerinden gelen ses, dokunma, hareket, denge, görme ve vücut farkındalığı gibi farklı duyusal bilgileri deneyimler. Günlük yaşam içerisinde yaşadıkları deneyimler sayesinde bu bilgileri fark etmeyi, yorumlamayı, düzenlemeyi ve uygun tepkiler oluşturmayı öğrenirler.

Bu süreç her çocukta aynı şekilde ilerlemeyebilir.

Bazı çocuklar belirli seslere, dokunmaya, kıyafetlere, hareketlere veya kalabalık ortamlara karşı daha hassas olabilir. Bazı çocuklar ise daha fazla hareket etmeye, dönmeye, zıplamaya veya farklı duyusal deneyimler aramaya ihtiyaç duyabilir.

Bu farklılıklar çocuğun oyun, öğrenme, iletişim, sosyal etkileşim, öz bakım ve günlük yaşam aktivitelerine katılımını etkilediğinde duyusal özelliklerin değerlendirilmesi ve gerektiğinde uzman desteği alınması önem kazanabilir.

Duyu Bütünleme Terapisi Nedir?

Duyu bütünleme terapisi, çocuğun duyusal bilgileri işleme ve bu bilgileri günlük yaşamda işlevsel şekilde kullanma özelliklerinin değerlendirilmesine dayanan bir terapi yaklaşımıdır.

Ergoterapi içerisinde kullanılan duyu bütünleme yaklaşımlarında amaç yalnızca çocuğa farklı duyusal uyaranlar sunmak değildir. Çocuğun günlük yaşamda daha iyi katılım göstermesine, oyun ve öğrenme süreçlerine dahil olmasına ve ihtiyaç duyduğu becerileri geliştirmesine destek olmak temel hedefler arasında yer alır.

Ayres Sensory Integration® yaklaşımında müdahale, değerlendirme sonrasında çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre planlanır; oyun temelli çalışmalar ve terapi ekipmanları kullanılabilir.

Bu nedenle duyu bütünleme terapisinde her çocuk için aynı programın uygulanması beklenmez.

Duyu Bütünleme ve Ergoterapi Kimler İçin Değerlendirilebilir?

Duyusal özelliklerin günlük yaşamı etkilediği düşünülen çocuklarda uzman değerlendirmesi gerekebilir.

Ailelerin gözlemleyebileceği bazı durumlar şunlardır:

  • Bazı seslerden aşırı rahatsız olma
  • Dokunmaya veya belirli dokulara karşı yoğun tepki verme
  • Kıyafet, çorap veya ayakkabı giymekte zorlanma
  • Kalabalık veya yoğun uyaran içeren ortamlarda zorlanma
  • Salıncak, kaydırak veya hareketli oyunlardan kaçınma
  • Sürekli hareket etme, dönme, zıplama veya hareket arama ihtiyacı
  • Denge ve koordinasyon gerektiren etkinliklerde zorlanma
  • Bedeninin konumunu ve hareketini ayarlamakta güçlük yaşama
  • Yemeklerin belirli kıvam, koku veya dokularını kabul etmeme
  • Öz bakım becerilerinde duyusal nedenlerle zorlanma
  • Oyunlara veya günlük aktivitelere katılımda güçlük
  • Geçişlerde ve rutin değişikliklerinde belirgin zorlanma
  • Dikkatini sürdürmekte veya bir etkinliğe katılmakta zorlanma

Ancak bu davranışların her biri tek başına bir duyusal işlemleme problemi olduğu anlamına gelmez.

Çocuğun davranışının nedenini anlayabilmek için gelişimsel özelliklerinin, duyusal ihtiyaçlarının ve günlük yaşam içerisindeki işlevselliğinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir.

Duyu Bütünleme Terapisi Nasıl Uygulanır?

Duyu bütünleme ve ergoterapi süreci çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre planlanır.

Değerlendirme sonrasında terapi hedefleri belirlenirken çocuğun yalnızca duyusal tepkilerine değil, bu tepkilerin günlük yaşamına nasıl yansıdığına da bakılır.

Terapi sürecinde çocuğun ihtiyaçlarına ve belirlenen hedeflere göre;

  • Salıncak
  • Trambolin
  • Kaydırak
  • Denge ve koordinasyon ekipmanları
  • Hareket ve tırmanma aktiviteleri
  • Farklı dokunsal materyaller
  • Proprioseptif aktiviteler
  • Hareket ve denge çalışmaları
  • Oyun temelli etkinlikler

gibi farklı araç ve aktiviteler kullanılabilir.

Ancak önemli olan kullanılan ekipmanın kendisi değil, o etkinliğin çocuğun belirlenen terapi hedefiyle nasıl ilişkilendirildiğidir.

Bu nedenle “her çocuk salıncağa bindirilir” veya “her çocuğa aynı duyusal etkinlik uygulanır” şeklinde standart bir yaklaşım doğru değildir.

AOTA da duyusal temelli müdahalelerin çocuğun belirlenmiş duyusal güçlüklerine yönelik değerlendirme sonuçlarına dayanması ve bireyselleştirilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Aşırı Duyarlı veya Az Duyarlı Olmak Ne Anlama Gelir?

Çocukların duyusal uyaranlara verdikleri tepkiler farklı olabilir.

Bazı çocuklar belirli uyaranları diğer çocuklara göre daha yoğun algılayabilir ve bu uyaranlardan kaçınabilir. Bazı çocuklar ise daha fazla hareket veya duyusal deneyim arayabilir.

Örneğin bir çocuk:

“Bu ses çok yüksek!”

diyerek kulaklarını kapatabilir.

Başka bir çocuk ise sürekli:

koşmak, dönmek, zıplamak veya hareket etmek

isteyebilir.

Bazı çocuklarda ise farklı duyusal alanlarda hem hassasiyet hem de duyusal arayış davranışları görülebilir.

Bu nedenle çocuğun yalnızca “hassas” veya “hassas değil” şeklinde sınıflandırılması yerine, hangi duyusal özelliklerin hangi günlük yaşam aktivitelerini etkilediğine bakmak daha anlamlıdır.

Duyu Bütünleme Terapisinde Neden Bireysel Değerlendirme Önemlidir?

Duyu bütünleme alanında çalışan çocukların ihtiyaçları birbirinden oldukça farklı olabilir.

Aynı davranışın farklı çocuklarda farklı nedenleri bulunabilir.

Örneğin iki çocuk da kıyafet giymek istemiyor olabilir. Bir çocuk kumaşın dokusundan rahatsız olurken başka bir çocuk kıyafet giyme sırasındaki geçişten, rutin değişikliğinden veya farklı bir gelişimsel ihtiyaçtan dolayı zorlanıyor olabilir.

Bu nedenle terapi programı hazırlanırken;

  • Çocuğun gelişim düzeyi
  • Duyusal özellikleri
  • Motor becerileri
  • Denge ve koordinasyonu
  • Oyun becerileri
  • Dikkat ve katılım özellikleri
  • Öz bakım becerileri
  • Günlük yaşam aktivitelerine katılımı
  • Sosyal etkileşimleri
  • Ailenin gözlemleri ve beklentileri

birlikte değerlendirilmelidir.

Değerlendirme, terapi hedeflerinin belirlenmesinin temel adımlarından biridir.

Amaç Sadece Terapi Odasında Değişim Değildir

Ergoterapi ve duyu bütünleme çalışmalarında önemli hedeflerden biri, çocuğun kazandığı becerilerin günlük yaşam içerisindeki katılımına yansımasını desteklemektir.

Çünkü çocuk için başarı yalnızca terapi odasında belirli bir hareketi yapabilmek değildir.

Başarı;

  • Oyuna daha rahat katılabilmek,
  • Giyinme sürecine daha kolay dahil olabilmek,
  • Yemek rutinine daha rahat katılabilmek,
  • Okul etkinliklerine katılım gösterebilmek,
  • Hareket ve denge becerilerini günlük yaşamda kullanabilmek,
  • Sosyal etkileşimlere daha rahat dahil olabilmek

gibi günlük yaşam hedefleriyle de ilişkilidir.

Güncel ergoterapi yaklaşımında duyusal özelliklerin değerlendirilmesi ve müdahalenin çocuğun anlamlı günlük yaşam aktivitelerine katılımını desteklemesi özellikle önemsenmektedir.

Aile Katılımı Neden Önemlidir?

Çocuğun gelişimi yalnızca terapi seanslarında gerçekleşmez.

Çocuk gününün büyük bölümünü evde, okulda ve sosyal çevresinde geçirir. Bu nedenle ailelerin gözlemleri ve terapi sürecine katılımı oldukça değerlidir.

Aile;

  • Çocuğun hangi durumlarda zorlandığını,
  • Hangi uyaranlara nasıl tepki verdiğini,
  • Günlük rutinlerde hangi güçlüklerin yaşandığını,
  • Hangi aktivitelerden hoşlandığını,
  • Hangi becerilerde ilerleme olduğunu

en yakından gözlemleyen kişidir.

Bu bilgiler, uzmanların çocuğu günlük yaşam bağlamında daha iyi anlamasına yardımcı olabilir.

Bu nedenle Emek Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde aile iletişimini ve çocuğun günlük yaşamının terapi hedefleriyle ilişkilendirilmesini önemsiyoruz.

Duyu Bütünleme ve Ergoterapiyi Özel Eğitim Süreciyle Birlikte Ele Almak

Duyu bütünleme ve ergoterapi, Emek Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nin sunduğu hizmet alanlarından biridir.

Ancak çocuğun gelişimsel ihtiyaçları yalnızca duyusal özelliklerden oluşmayabilir.

Bazı çocuklarda aynı zamanda;

  • Özel eğitim ihtiyacı,
  • Dil ve konuşma güçlükleri,
  • Motor gelişim ihtiyaçları,
  • Dikkat ve öğrenme güçlükleri,
  • Sosyal iletişim güçlükleri,
  • Öz bakım becerilerinde destek ihtiyacı

bulunabilir.

Bu nedenle Emek'te çocuğun ihtiyaçları mümkün olduğunca bütüncül bir bakış açısıyla ele alınır.

İhtiyaca göre özel eğitim, dil ve konuşma terapisi, fizyoterapi ve rehabilitasyon, çocuk gelişimi ve psikolojik destek gibi farklı uzmanlık alanlarıyla iş birliği yapılabilir.

Amaç, çocuğu yalnızca bir belirti üzerinden değil; gelişiminin ve günlük yaşamının bütünü içerisinde değerlendirmektir.

Sancaktepe'de Duyu Bütünleme Terapisi ve Ergoterapi

Emek Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi, Sancaktepe'de özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri sunmaktadır.

Duyu bütünleme ve ergoterapi alanında destek arayan ailelerin yanı sıra; özel eğitim, dil ve konuşma terapisi, fizyoterapi, çocuk gelişimi ve diğer gelişimsel destek alanlarında hizmet almak isteyen ailelere de hizmet sunulmaktadır.

Merkezimize Sancaktepe'nin yanı sıra Çekmeköy, Ümraniye, Sultanbeyli ve İstanbul'un farklı bölgelerinden aileler başvurabilmektedir.

Çocuğunuz İçin Duyu Bütünleme veya Ergoterapi Gerekli Olabilir mi?

Çocuğunuzun belirli seslere, dokunmaya, harekete, kıyafetlere, yiyeceklere veya farklı çevresel uyaranlara verdiği tepkiler günlük yaşamını belirgin şekilde etkiliyorsa ya da oyun, okul, öz bakım ve sosyal katılım alanlarında zorlanmalar gözlemliyorsanız bir uzmandan değerlendirme hakkında bilgi alabilirsiniz.

Her duyusal farklılık terapi gerektirmez.

Önemli olan çocuğun yaşadığı güçlüğün günlük yaşamını ve katılımını nasıl etkilediğini anlamaktır.

Değerlendirme sonucunda çocuğun ihtiyaçları belirlendikten sonra, gerekli görülmesi halinde bireysel hedeflere uygun eğitim ve terapi süreci planlanabilir.

Emek Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi olarak amacımız; çocukların farklılıklarını anlamak, güçlü yönlerini desteklemek ve ihtiyaç duydukları eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerine ulaşmalarına katkı sağlamaktır.

Çocuğun gelişimiyle ilgili bir endişeniz varsa, internet üzerindeki genel bilgiler yerine çocuğun bireysel özelliklerinin bir uzman tarafından değerlendirilmesi en doğru başlangıçtır.

 

Dikkat: Seanslar, çocuğunuzun aşırı duyarlı, az hassas veya her ikisinin bir kombinasyonu olup olmadığına bağlıdır. Terapinin standart bir eğitim süreci yoktur. Bu geniş yelpazenin içinde yer alan her çocuk kendi içinde değerlendirilmeli ve bireysel çalışma programları çıkarılıp ailenin katılımıyla desteklenmelidir.

 

Detaylı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.